31 Ekim 2023 Salı

Çocuklara Verilmesi Gereken Bir Numaralı Nitelik

Sağlıklı bir anne ve baba çocuğunun başarılı, mutlu ve sağlıklı olmasını ister ve öğütlerde bulunurlar, bir şeyler öğretmeye çalışırlat ve genel olarak çocuğun karakterini ahlaklı ve sorumluluk sahibi birisi olarak şekillendirmeye çalışırlar.

Bu tabii ki tipik, dengeli ve bilinçli bir aile türüdür. Sağlıksız olan aileler bugün konumuz değil.

İyi niyetli ebeveynler çocuklarına ellerinden geldiği kadar destek olurlar, iyi bir insan olmaları için paylaşmayı ve sevginin önemini aşılamaya çalışırlar. Çoğu zaman bu davranışlar çocukların ileride sağlıklı bir birey olmaları için yeter de artar bile ancak genelde gözden kaçan, unutulan ve en önemlisi de yalnızca çocuklukta elde edilebilecek olan bir niteliğin çocuğa aşılanması fırsatı kaçırılır. Bu nitelik meraklılıktır. Şimdi diyeceksiniz ki bu bir nitelik değil özelliktir. Bal gibi de niteliktir.

Şimdi yazmadan önce tekrar kontrol etmek için hızlı bir araştırma yaptım. Nitelik bir şeyin ayırt edici kısmı ve vasfı anlamına gelir. Vasıf kazanmak için de çabalamamız gerekir. Maalesef meraklılık gibi bir vasfı kazanmak için elde etme süremiz fazlasıyla kısıtlıdır ve o dönemde henüz bakkaldan ekmek almaya bile gidemiyor oluyoruz. 

Çocukluk döneminde edinilen meraklılık ne kadar çoksa bu insanın hayatını kökünden değiştirecek sonuçlara sahip olabilir. Çünkü yaş ilerledikçe meraklılığımız azalır ve çocukluğunda meraklılığı ateşlendirilmemiş bir çocuk daha orta yaşlarındayken hayata karşı ilgisini kaybetmeye başlar ve kendisini geliştirmeyi tamamiyle bırakıpo zamana kadar edindiği rutine bağlı bir hayat sürdürmeye başlar. Her gün aynı şeyleri yapması değil bu rutin diye kast ettiğim şey. Artık bilgi edinmez, bilgi girmeyen zihinden de bir ürün çıkmaz ve yaptığı aktiviteler de farklı gibi görünse de alınan hissiyat ve yapılan aktivitenin alt teması hep aynı olur. Arkadaşlar ile piknik yapmaya A yerinde gittiyse B yerinde gider ve bu değişik gibi gelir ancak olay eşyaları topla, arabaya atla, yemeği ye ve gel mantığından ibarettir.

Bunun gibi basit eylemlerin farklı konseptlerde yapılabilme potansiyelini göremezler ve yüzlerce piknik aynı şekilde yapılır.

Zihinsel yapı olarak da aynı fikir ve düşünceler kişinin beyninde yer eder ve yeni fikirler ve bakış açılarına şahit olsa bile bilinçli bir bağnaz olarak kendisine aykırı gelse de mantıklı gibi gelen fikirleri duyup hiç bir şekilde üzerlerine gitmeden hayatlarına devam ederler. Meraklı insan ise araştırır ve doğruyu bulur. 

Fakat bütün bunların ötesinde en önemlisi meraklılık eğer doğru kanalize edilirse çocuğun uzun vade içerisinde kendi ayakları üzerinde durmasını garantiler. 

Düşünün bi mesela; çocuk bir problem ile karşılaşıyor, problemi çözemiyor, meraklı olduğu için nedenini çözmeye çalışıyor, sebebi buluyor ve sonrasında aynı problem ile karşılaşırsa rahatlıkla çözüyor. 

Eğer çocuk bu senaryoda meraklılığı körüklenmiş bir çocuk değilse vereceği tepki ya sinirlenmek ya da ağlayıp başkasından yardım istemek olacaktır.

Tabi ki çocuğun hem sinirlenip hem ağlayıp hem de sorunun sebebini öğrenmeye çalışma ihtimali de var. Çocuk bunlar sonuçta ne yapacakları belli olmaz. 

Ancak böylesine büyük bir öğrenme isteğinin uzun vade sonuçlarını bir düşünün. Çocuk ilk başta önemli ve önemsiz bütün bilgileri sünger gibi çektikçe ve merakı giderek daha da arttıkça zihni ileride hala genç kalacak ve en önemlisi çocukluktan sonra odaklanma yeteneği arttıkça gerekli bilgiler ile gereksiz bilgileri ayırt edebilmesinin sonucu olarak problem çözme yeteneği artacaktır.

Kendi kendisini sürekli olarak ve en güzel yanı da severek geliştiren bir insan olacak. Meraklı olduğu için insanlar zorla veya gösteriş için okuyup araştırırken bu birey kendi isteği ile ve zevk alarak yapacak bu işleri. Şahane değil mi?

Peki nasıl yapılır bu? Bir çocuğa meraklılık aşılamak mümkün müdür?

Meraklılık istisnasız her insanda varolan bir içgüdüdür. Tek sorun fıtratımız gereği her bireyin doğuştan gelen meraklılık seviyesi diğerinden farklıdır.

Ancak evet çocuklarımızın meraklı olmasını sağlamak için yapabileceğimiz bazı şeyler var. 

Bunlardan kendi düşündüğüm yöntemler arasından çocuklara dünya üzerinde ve uzayda bulunan "en" olan şeylerden bahsetmek var.

Çocuk araba mı seviyor? Ona en hızlı arabadan bahsedin. Bir çizgi film mi izliyor? O çizgi filmin herhangi bir konuda en olan karakterinden bahsedin. Bir meyve mi seviyor? En büyük halinin fotoğrafını gösterin. İhtimallerin sınırı yok. Bunu yaratıcılığınız el verdiği kadar çok yapabilirsiniz.

Bir başka yöntem denenmiş bir yöntem olan masal anlatmaktır. Hayalgücünü körükleyen her şey burada işe yarar olacaktır bu yüzden masallar kadar hem denenmiş hem de kolay bir yöntem azdır.

Çocukların yaşadıkları ortamları onlara yabancı olan oyuncak ve dekoratif ürünler ile donatmak da güzel bir yöntem olabilir. Hatta çocuğa ara sıra masal anlatırken açık uçlu sorular sormak bile faydalıdır. 

Bunun dışında çocuğu özellikle merakının yeşereceği ilginç yerlere götürmek, müzelerde gezdirmek, spor etkinliklerinde bulundurmak ve birebir aktivitelere çıkararak dünyanın onların zihninde yeni bir kapısını aralamak da meraklılıklarını körükleyebilir. 

Ancak en ama en önemlisi kesinlikle çocukların sorularını yanıtlamak ve daha çok soru sormasını cesaretlendirmektir.

Çocuklar dünyaya yabancıdırlar ve bir şeyi doğru yapıp yapmadıklarını anlamak için anne ve babalarının tepkilerine bakarlar. Eğer siz onlara iyi tepki vererek cesaretlendirmezseniz araştırmaların gösterdiği gibi meraklılıkları 4 yaşındayken zirveye ulaşır ve oradan sonra sürekli olarak aşağı gider. Ancak ve ancak iyi eğitimli ve bilinçli bir ebeveyn bu zirve noktasını daha sonralara taşıyabilir ve çocuğunun hayatını etkileyebilir. 

Bu yüzden çocuklarınıza öğretilecekler listesine meraklılığı da ekleyin. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...