Şahsi olarak da gerek içsel gerek dışsal faktörlerden dolayı sürekli olarak sınavlara tabi tutulduğum bir süreçti.
Ve geçen gün önümüzdeki ay yine böyle endişe verici bir sınav ile karşılaşacağımı öğrendim.
Aslında endişe verici değil de sebepsiz kafaya takılan cinsten işte.
Her neyse.
Fakat bu sefer şunu fark ettim.
Biz olayları yaşamaya devam ettikçe bilincimiz hiç bir tepki vermeden izlemeye devam ediyor.
Beden evren içerisinde ilerledikçe farklı durumlara düşüyor ve çeşitli tepkiler vererek çevresi ile etkileşimden etkileşime koşuyor.
Bilinç ise izliyor. Sadece.
Sizin üzüldüğünüz, sevindiğiniz, kızdığınız, delirdiğinizin umrunda değil.
Sadece izliyor.
Gördüklerine yorum yapmıyor, tepki vermiyor.
Bilinç ne diyebilirsiniz.
Şu an bu yazıyı görmenizi sağlayan gözlerinizin ardında şekil ve renkleri algılayan bir varlık var.
Düşünmeyi ve konuşmayı bir dakikalığına kesin.
Sadece izleyin. Önyargı ve fikir beyan etmeden seyredin.
Bütün düşüncelerinizden arının. O düşünceler siz değilsiniz. Sonradan size gelen ve sizinmiş hatta sizmiş gibi görünen cümle taneleri.
Onlar yokken asıl kimliğinizi, şekilsiz ve isimsiz olanı bulmuş olursunuz.
Size verilen ismin bir önemi yok, doğduğunuz zaman sizde yoktu o isimler. Dolayısıyla aslında isminiz sizin doğduğunuz zaman içine doğduğunuz çıplak bedeninize işaret etmek için kullanılan bir ünvandan ibarettir diyebiliriz.
Ama siz değilsinizdir.
O zaman kimiz biz ya?
İçinde bulunduğumuz vücutlar birer araçtan ibarettir. Sorun ise hissettiğimiz duyu ve hisler öylesine gerçek gibi gelir ki biz kendimizi yıllar içerisinde vücuttan ibaret ve diğer gördüğümüz nesneler bizden tamamen ayrı gibi görmeye başlarız.
Halbuki her insan ve aslında görünen her varlık kendi içinde dünya üzerinde olan şeyleri yaşayıp tecrübe etmeye gelmiş birer bilinçtir.
Bilinç vücuda girer ve kendisini zaman içerisinde vücut sanmaya başlar.
Vücudun yaşadığı kötü hisleri de kendisinin sanmaya başlar.
Halbuki gerçek benliğimiz sahte benliğimizin ardından izlemeye devam etmektedir. Onun için her şey bir film gibidir.
İşte o yüzden bilinç izlemeye devam ediyor.
Biz ne yaşarsak yaşayalım, iyi olsun, kötü olsun bütün tecrübelere eşit gözüyle bakıyor ve yargı ve yorum içermeyen bir bakışla gözlemliyor.