Nedense herkes bir depresyon sürecinden geçmiş olduğunu ve gerçekten çok zor bir süreç olduğunu düşünüyor. Ve yine kendim de dahil.
Yalnız gariptir ki çoğu kişi hayatlarında bir değil birden çok depresyon safhası geçirdiklerini söylüyorlar. Hatta pek çok kere.
Neler olduğu sorulduğunda tahmin etmekte hiç güçlük çekmeyeceğiniz sebepler sunuyorlar: Ailevi problemler, bir arkadaşın ihaneti, aldatılma veya ayrılış, birisinin ölümü, monotonluk, başkalarının hayatını kıskanma, yetersiz hissetme falan.
Şimdi burayı elimden geldiği kadar iyi açıklamaya çalışacağım.
Diyelim hayatınızda A problemi olduğu için depresyona girdiğinize inanıyorsunuz. Canınız sıkkın, sinirlisiniz, moraliniz bozuk, dışarı çıkmak istemiyorsunuz, yemeden içmeden kesildiniz ve başka bir yığın garip davranış sergiliyorsunuz.
O zaman söyleyebilir miyiz ki bu A problemi çözüldüğü zaman tekrar eski halinize geleceksiniz? Çünkü sorun çözülmüş olacak.
Tabii ki diyebiliriz. Çünkü bunun ismi "Durumsal" depresyon.
Durumsal depresyonun isminden de anlaşılacağı üzere bir sebebe bağlı olan depresyon çeşididir. Bir problem veya bir kayıp olduğu zaman insan üzülür ve duygusal gerilimi çeşitli şekillerde vücuduna ve davranışlarına yansır.
Eğer "Ben annemi kaybettim, o yüzden depresyondayım. Bunun sebebini nasıl ortadan kaldıracağız ulan beyin yoksunu herif?" diyorsanız ölümü çözmenin yolu öleni geri getirmek değil ölümünü kabul etmektir derim. Çözümler bazen aksiyonu değil sadece farklı bir bakış açısını gerektirir.
Fakat asıl problem (ki bu gerçekten büyük bir problem) "Klinik" veya diğer ismiyle "Majör" depresyondur.
Bu tür depresyon belki bir sebepten ötürü tetiklenmiş olsa da sorun şurdadır: Sebep ortadan kaldırıldığı zaman da devam eder. Klinik destek şarttır.
Durumsal depresyonda sebep ortadan kalktığı zaman sorunun gitmesinden dolayı insanın mutlu olmasına hatta sevinçten havalara uçmasına sebep olabilir. Sorun çözüldüğü saniye insan eski halinden bile daha mutlu olabilir. Fakat Klinik depresyon çok daha tehlikelidir. İlk belirtiler demin bahsettiklerimle aynı olsalar bile insanlar bunun üzerine gitmezse belirtiler uzun vade içerisinde mental olarak kalıcı hasarlar bırakabilir ve çok daha ciddi hastalıklara yol açabilir. Kişilik bölünmesi, şizofreni, bipolar bozukluk bunlardan sadece bir kaç tanesi. Korkutucu değil mi?
Ancak biz bir şeye üzülüp moralimiz bozulduğu zaman hemen depresyona girip rakı masası kuruyoruz. (Rakı masası kurmak için bahane kurmada birinciyiz ve bu içimi gururla mı dolduruyor yoksa kafamı mı karıştırıyor emin değilim)
Bu iki ayrı şeyin tanımını yapmamın bir sebebi de genellikle Klinik depresyonla yaşamaya alışan insanların farklı bir depresyon geliştirmeleri:
"Gülümseyen depresyon".
Yani dışarıya gülümserken kendi içinde ortalığı bir AK47 ile taramayı veya akşam kendi bileklerini kesmeden önce son yemeğinin ne olacağını planlama potansiyeli olan kişi.
Bu kişiler kimseye depresyonda olduklarını belli etmezler çünkü onunla o kadar uzun süredir yaşamışlardır ki artık ev arkadaşı gibi birbirlerine uyum sağlayıp karakterlerini ona göre ayarlamışlardır. Toplum içinde üzüntüleri belli etmek karışık tepkilere sebep olduğu için dışarıya bir rol kesmeyi uzun süreli tecrübeleri sayesinde çok iyi öğrenmişlerdir. Hele hele kişi kendini çok ifade edemeyen biriyse bu durumdan muzdarip olma potansiyeli çok yüksektir.
O yüzden çevrenizdekilere dikkat edin. En yakınınızda bile böyle bir şey olabilir fakat kendinize odaklanırken başkalarını dinlemiyorsanız ruhunuz duymayabilir.
Kısaca depresyon düşündüğümüzden daha büyük bir sorun fakat tam anlamını bilemiyoruz. Eğer bir sebepten ötürü üzüntü yaşıyorsak bunun üzerine gidip çözerek veya bu durumu değiştiremeyeceğimizle yüzleşerek daha gelişmiş bir birey olabiliriz. Ancak hayat güzel olsa da ne kadar arasak bile bir sebep olmamasına rağmen tekrar tekrar depresyon belirtileri gösteriyorsak belki de bir desteğe ihtiyacımız vardır.
Fakat bilin bakalım karşımıza bu sefer ne problem çıkıyor?
Psikologlar. (Sinsice gülümser)
Sıradaki yazım psikologlara destek almak için gidip ellerine bir poşet dolusu anti depresan sıkıştırılıp yollanan bütün insanlara gelsin.