29 Nisan 2021 Perşembe

Yardımseverliğe Farklı Bir Bakış Açısı

Hiç birisine yardım ederken bu yardımın kötü sonuçlar doğuracağını düşündünüz mü? 

Mesela sokakta bir dilenci gördünüz ve ona para verdiniz, aklınıza bu paranın belki de uyuşturucuya gideceğini düşündünüz mü? 

İşte bugün öyle bir şeyden bahsetmeyeceğim.

Bu sefer ki başka bir konu. Benzer fakat sanırım farklı bir kategoriye konulacak türden. 

Farz edelim ki birisi sizden herhangi bir konuda yardım istedi. Ve bu kişi sizin gerçekten çok sevdiğiniz bir arkadaş olsun can ciğersiniz falan hani. Arkadaşınızın istediği yardımı halletmek için hemen işe koyuluyorsunuz. Sonunda halledip onu çok mutlu ediyorsunuz.

Aranızda geçen diyalogda bir cümle fark ediyorsunuz. 

"Sen olmasaydın ne yapacaktım bilmiyorum." 

Şimdi burada bir duralım. Arkadaşınız size yukarıdaki cümleyi söyledi. İnsanlığın bir sorun çıktığı zaman büyüme ve gelişme gösterdiğini biliyoruz değil mi? Eğer örneklerini istiyorsanız "İzolasyon ve Mücadele" yazımın ortalarında savaşlardan verdiğim örneklere bakabilirsiniz.

İşte arkadaşınız da sizden yardım istemeden önce tam olarak o durumdaydı. Bir zorlukla tek başına yüzleşip bu zorluğu yenerek veya yenilerek tecrübe kazanacaktı. Öğrenip durumdan ders çıkaracaktı. Siz ondan bu fırsatı aldınız ve değersizleştirdiniz.

Eğer ki bu arkadaşınıza yardım ederseniz ve konu gerçekten kritik değilse onu belki iki gün sonra hatırlamayacağı bir durumdan kurtarmış olacaksınız. Bu yardımın anısı bilinçaltına karışmış gitmiş, anılar denizinde boğulmuş bir başka su damlacığı olacak ve hatırlanmayacak.

Fakat siz, bu kişinin gerçek arkadaşı olarak ona eğer uğraşırsa tek başına başarma potansiyeli olduğu bir mücadeleyle yüzleşme fırsatı verirseniz belki bütün hayatı boyunca onu ileride siz olmadığınız zaman karşılaşacağı zorluklara karşı koruyacak bir ders öğrenecek.

Bu bakış açısıyla bakarsak insanlar etrafta yardım isteyen kişilere gözü kapalı hemen yardım ederse ne olur düşündünüz mü? Gelişim yoksunu insanlar. 

İlkokulda bir çeşit şiir dinletisi için gereken kıyafetleri getirmediğim zaman babamı yardım etmesi için öğretmenin telefonundan aradığımda bana "senin sorumluluğundu, getirseydin" diyip kapatmıştı. O zaman ona ne kadar sinirlendiğimi size kelimelerle tarif edemem. Herkesin içinde bir tek ben sıkıntı çıkarmıştım ve benim yüzümden bir yığın değişiklik olmuştu.

Babam bunu bu amaçla mı yapmıştı bilmiyorum fakat ne hikmettir ki o zamandan bugüne kadar neredeyse hiç önemli bir günde önemli bir şeyi unutmadım. İhtiyacım olacak şeyleri çok önceden hazır tutmayı öğrendim çünkü.

Bu çok ufak bir örnek fakat eğer babam o gün bana gereken kıyafetleri işinden kalkıp getirseydi ve belki ben bugün hayal meyal hatırladığım insanların içinde o utancı yaşamasaydım yarın öbür gün üniversite sınavına giderken evraklarımdan birini unutacaktım ve hayatımın bir yılını çöpe atacaktım. 

Hangisi daha iyi?

Bu yüzden sırf ahlaklı olmak için veya sevap olsun diye iyilik etmek yerine belki de daha uzun vadeli iyiliği yapmak için bugün iyilik yapmayı reddetmeliyizdir. 

Kim bilir? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...