19 Ekim 2024 Cumartesi

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var diyebileceğimiz tek şey o an tecrübe ettiklerimizdir.

Anılar gelip gider, insan unutur ve yaşadığı hisleri ve o an düşündüğü düşünceler ile inandığı inançların etkisinden çıkar. Farklı rollere bürünür yıllar ilerledikçe.

Çocuklukta başka bir rol oynarken ergenlikte asileşir, içine kapanır ve hayata farklı bakmaya başlar. 

Gençlik yıllarına adım atınca yaşadığı tecrübeler birikmeye başlar. Dünyaya bakış açısı önceden kafasında kurduğu düşüncelere uymaz ve yaşadıkları ile hayat felsefesini yeniden şekillendirmeye başlar. 

Acılar yaşar, mutluluklar tadar, kayıp ne demek onu öğrenir ve aşk hissini hissettiğini düşünür en az bir kere. Eğitimini bir yere kadar götürür, bağımsızlaşır, kimi zaman dünyanın zevklerine dalar ve kimi zaman çevresinde kimse kalmaz. Yapayalnız hisseder ve aradan bir süre geçtikten sonra o hissiyat gidip yerini başka bir his alır. 

Zihni hiç durmaz insanın. Bir dönem gündeminde bir iki düşünce ve hissiyat varken bir süre sonra gündemi değişir ve en önemli şey o an gündemde olan konulardır kişi için. 

Her şey geçip gider. Hisler, inançlar, düşünceler, problemler, arzular ve nice bizi meşgul eden şeyler bugün kafamızı kurcalarken yarın yok olur ve bizimle birlikte toprağa gömülürler. 

Kendi kendimize oyunlar oynamış ve kendi kendimizi yiyip bitirmiş oluruz. Sonunda bedenimiz toprağa karışıp döngüye tekrar katılırken bizim o geceleri gözümüze uyku girmemesine sebep olan problemlerimiz ve elde etmek için kafa çatlatıp deyim yerindeyse ibadet eder gibi çabaladığımız arzularımız ise gözlerimizi son kez kapatırken aklımızda olan son şey olurlar. 

Elimizde hiç bir şey olmadan beden denen vasıtaya hapsedilip bu dünyanın bize sunduğu hissiyatları tecrübe edip yine elimizde hiç bir şey olmadan beden ile olan bağlantımızı koparıp geri döneriz. 

Bugün bunu sabaha karşı yazan benim tenimdehayat hissettiğim havanın soğukluğu ve aklımda olan hayaller, istekler, problemler, özlemler ve planlar yarın tamamen önemini kaybedecek birer meşguliyetten ibarettir sadece. 

Bu dünyada turistlik yaparak bize sunabileceği tecrübeleri tek tek deniyoruz bize verilen süre zarfında o kadar. Üzerimize alabileceğimiz rolleri kıyafet gibi deniyoruz hayatta yönelimlerimize göre.

Bir çocuk, bir ergen, bir üniversiteli, aşkın peşinde koşup o aşk üzerine ölen bir kişi, her şeye sırt çevirip tek başına hayatını yaşayan bir kişi, kocaman bir aile kurup sevdiklerinin içerisinde vefat eden bir kişi, genç yaşta bir kazaya karışıp trajik bir şekilde ölen bir kişi, kendisini vatanına adayıp çatışmada şehit olan bir kişi. Ve daha milyarlarca nice rol ve her rol içerisinde bizi bekleyen hisler, düşünceler, duygular ve tecrübeler. 

Elimizde olan tek şey ise bunları tadımlarken yaşadığımız o an. Bütün her şeyin dışında, sebep ve sonuçlardan bağımsız olarak sadece bir şeye karşı verdiğimiz o reaksiyon. O hissiyat ve yaşadığımız rolün getirdiği olayın bize verdiği tecrübe etme anı. 

İşte elimizde olan tek gerçek şey o tecrübe. Tecrübeyi eden de O, edilen tecribeyi yaratan da O. Kendi kendisinde kendisini tecrübe eden ilahi bir tiyatronun oyuncularından ibaretiz ve rol yapan oyuncular olduğumuzu hepimiz unuttuk.

Gerçek olarak bildiğiniz her şeyi unutun. O an içinde bulunduğunuz rol ne olursa olsun o rolün içerisinde yaşadığınız tecrübe haricinde elinizde hiç bir şey yok. Her şeyimiz kiralık bir tiyatro kostümünden ibaret. Elimizdeki tek şey tecrübe.

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...