29 Mayıs 2021 Cumartesi

2 Tür Duygu

Duyguların doğasını tam olarak anlayabilen bir insan ayak basmış mıdır acaba şu dünyaya merak ediyorum.

Çok hızlı sinirlenip çok hızlı sinirini atan türden insanlar var ya, ben de onlardan biriyimdir. Kin falan tutmak nedir bilmem ama anlık öfkeleri çok yaşadım.

Özellikle bir başarısızlıkla karşılaştığım zaman gelen sinir ve öfke.

Kendimi ve dünya tarih sahnesinde olan bitenleri gözlemledikçe duyguların iki farklı yöne çıktığını anladım:

Reaksiyon veya motivasyon.

Herhangi bir şey sizi sinir etti, öfkelenip gidip duvarı yumrukladınız. Bravo eliniz kırılmış oldu. 

Bir şey sizi mutlu etti ve sevinçten günlerce yüzünüzde gülümsemelerle dolaştınız. 

Bir şey sizi öylesine şaşırttı ki geceleri bu olayın gerçek olup olmadığını düşünürken uykusuz kaldınız. 

Böyle bir şey olduğu zaman duygu sizde reaksiyon yaratmıştır. Yaşadığınız olay sizde bir duygu oluşturmuştur ve bu duygunun etkisi ile aslında normalde yapmayacağınız bir eylemi gerçekleştirmişsinizdir. 

Aksiyona reaksiyon göstermişsinizdir. 

Her insan bunu yapar, doğamızda var fakat bazen bu duygular her insanın ihtiyacı olan bir şeyi kolay yoldan etmelerine sebep olacak bir kapıyı aralar. 

Motivasyon. 

En son sinirlendiğiniz zaman ne kadar agresif ve güçlü olduğunuzu hatırlıyor musunuz? Sanki o an karşınıza kim çıksa ağız burun girme cesareti vardı içinizde.

Bu cesaret ve agresifliğin istediğiniz hedefe yönlendirilmesinin o yolda ne kadar yol kat etmenize yardım edebileceğinin farkında mısınız? 

Enerjiyi yapıcı bir yere yöneltmek. Hepsi bu. 

Sözde kolay eyleme dökmesi zor. 

Duyguların insanlara neler yaptırabileceğini bilmeyen yoktur, onlar yüzünden krallıklar bölünmüştür, keşifler yapılmıştır, icatlar geliştirilmiştir, milyonlar kurtarılmış ve milyonlar öldürülmüştür. 

Maalesef ayaklarımızın üzerinde durma olayını sadece finansal bağımsızlıkla karıştırıyoruz. Daha sonra değineceğim bu konuya. 

Eğer ki ayaklarımızın üzerinde gerçekten durup duygularımızın eylemlerimizi kontrol etmesine engel olursak bu enerjiyi elde etmek istediğimiz bir şeye yönlendirme fırsatını kazanabiliriz. 

Çocuğu bir ayı tarafından saldırıya uğradığı zaman koşup ciddi ciddi ayıyı tekme tokat döven Lydia Angyiou, Stamford Köprüsünde koskoca İngiliz ordusunu elindeki balta ile durdurup 40 kişi öldürmeyi başaran, bulunduğu toplumdan dolayı öfkesini kullanarak savaşta daha güçlü olmak için eğitim görmüş isimsiz Viking savaşçısı, veya belki de en güzel örnek, Çanakkale Savaşı sırasında Ocean gemisi boğazı geçmek üzereyken yüzlerce kiloluk top mermisini sırtlayan Seyit Onbaşı. 

En negatif duygu olan öfke ve korkunun insana aynı zamanda en büyük gücü vermesi hayatın bir diğer ironisi olsa gerek. Hatta bu yazıyı birisine sinirlendikten sonra yazdığımı da itiraf edeyim. Ancak her duygunun kişiye farklı miktarlarda azim ve motivasyon verebileceğine gönülden inanıyorum. 

Görüşmek üzere. 



Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...