25 Şubat 2022 Cuma

Bağımsızlık Bağımsızlık Bağımsızlık

Teknik olarak bakarsanız dünyanın en bağımsız varlığı bile aslında kendi vücudunun ihtiyaçlarına olan bağımlılıktan dolayı bağımsız ve dolayısıyla özgür değildir.

Ancak yaradılışımızın getirdiği gerekliliklerimizi saymazsak dünya üzerinde sağlığımız haricinde daha önemli olan bir şey var mıdır bağımsızlığımızdan?

Burada ülkeler ve milletlerin bağımsızlığından bahsetmiyorum. Bizzat kişinin kendi öz varlığını kastediyorum.

Özgürlük ve bağımsızlık kadar çabalamayı hak eden, değerli olan ve peşinden koşulmaya yaraşır bir amaç var mıdır?

Başka kimseye bel bağlamadan yaşamanın, başka insanlara zarar vermeme şartının dahilinde dilediğini özgürce yapabilmenin, herhangi bir otoritenin üzerinizde mümkün olduğu kadar az gücü olmasının bir kişinin yaşayabileceği en iyi hislerden biri olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Maalesef bu bahsettiğim senaryonun daha yanına bile yaklaşamadım. Öyle bir yaşama sahip olmak isterdim fakat daha çok erken.

Bir şeyi yapabilmek için 3. şahısların aracılığına ihtiyaç duymadığımız bir yaşam biçimi, sosyal medyanın verdiği karakterinizi şekillendiren o beyin yıkama tekniklerinden arınmış bir kişilik, kimseden yardıma muhtaç olmayan bir cüzdan, her fikre duygulardan arınmış, objektif bir şekilde bakabilen bir zihin ve sizin siz olmanıza izin veren iyi niyetli eş ve dostlar.

Böyle bir hayattan daha güzel sayılabilecek ne kadar hayat var ki?


20 Şubat 2022 Pazar

Eski Reklamlar İle Yeni Reklamlar Arasında Olan Fark

Sigmund Freud reisin akrabası Edward Bernays sağolsun Amerika ülkesi medya ve özellikle reklamlar aracılığıyla tam bir tüketim topluluğuna çevirildikten sonra bu tüketim düzeni diğer ülkelerde çalışan şirketlerin de dikkatini çekmişti.

Sorun basitti: Şirketler ürettikleri ürünleri satamıyorlardı. İnsanlar bir eşyayı aldıktan sonra bir daha alma ihtiyacı duymuyordu. Neden duysun ki? Zaten elinde onun ihtiyacını karşılayan bir eşya var.

İşte bu yüzden satışlarını sürdüremeyen şirketler önce faydayı sattıkları eşyaların kalitesini düşürmekte buldu. Fazla sürmeden kalite düşüşünü fark eden toplumdan tepki gelince psikanalizcilerden tavsiye ve bilgi alan reklam uzmanları yeni sistemler geliştirmeye başladılar.

Şu an tarih 2022 yılının Şubat ayının 21'i. Saat 01:12.

Geçmişte olan reklamlara falan bakınca ne kadar pragmatik bakış açısına sahip bir toplumdan sürekli tüketime kafayı takmış bir dünyaya dönüştüğümüzü görmek mümkün.

1950-1990 arasında yapılan reklamlar daha çok satılan ürünün özelliklerini, ne kadar dayanıklı olduğunu ve ne kadar uzun süre çalışabildiğini gösterirken şu an olan reklamlarda iki yıl sonra ismi hatırlamayacak bir şarkıcı çıkıp arabası ile hızlıca yollarda ilerliyor. Adam yüzünde kararlı bir ifade ile gazlarken kamera da uzak açılardan arabanın trafiğe kapatılmış yolda dümdüz ilerlemesini çekiyor. Bütün bunlar olurken arka planda gaza getirici bir müzik eşliğinde kalın ve maskülen bir ses bize neden insanın asla pes etmemesi konusunda bir ders veriyor. 

Bunu izleyen binlerce insan da o arabayı almaya ikna oluyor. Hem de 2 yıl kredi çekmek zorunda kalmasına rağmen. 

Bunun sebebi şu: İnsanların ne derece mantıksız ve saçma davranabilecekleri Nazi Almanya'sı savaşta yenildikten sonra yapılan toplama kamplarında sürdürülmüş canavarca işkenceleri yapan kişilerin gerçekten daha 40 yıl önceye kadar (birinci dünya savaşarı öncesi) böyle şeyler yapacakları kimsenin aklına bile gelmeyen Alman halkının yapmış olması herkese bir ders vermişti:

İnsanlar düşünüldüğü kadar akıllı değildi. 

Hatta tam tersine, dünyanın devasa bir kısmı içgüdüler, anlık enerji patlamaları ve duygular ile yönlendiriliyordu. 

Sigmund Freud bilinçaltı terimini de ortaya koyunca her şey oturdu. 

Ve artık reklamlar ile insanların sürekli olarak şirketlere daha çok para kazandırmasını sağlamak için tüketim toplumunun yaratılması yavaş yavaş başlanmış oldu. 

Artık her reklam sizin bir duygunuz veya bir eksikliğiniz hedef alınarak yapılıyor. 

Özellikle böyle zamanlarda kendimize şunu sormalıyız: Ben bu eşyaya gerçekten ihtiyaç duyuyor muyum?

Yoksa bilin ki sizin iyiliğinizi en ufak şekilde önemsemeyen insanların cebinizden paranızı sürekli olarak almasına izin verme riskindesiniz. 

Ha tabi yine de karar sizin. İlla hiç bir şey almayın harcamayın demiyorum, bilinçli olun yeter.

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...