19 Nisan 2021 Pazartesi

Sistem Kötüleşirken Elden Bir Şey Gelmiyorsa Çözüm: Arkana Yaslan Yak Bir Sigara

Bundan bir kaç sene önceye dönüp bakıyorum da aslında ne kadar gereksiz şeyleri kafaya takıp boşuna stres yapıyormuşum.

Hala tamamen o stresten kopmuş değilim fakat eskisinin ancak çeyreğini barındırıyorumdur heralde. O stresli düşünceler de en fazla bir kaç saat sürüyor. 

Mesela ülkede bir yasa değişikliği olsun veya beni direkt olarak olmasa da dolaylı yoldan etkileyen ve şahsi düşünceme göre kötü olan herhangi bir şey olsun stres olurdum, sinirlenirdim, çevreme negatif enerji saçardım. Ve kolay yayılan bir şey varsa o da kötü enerjidir.

Kendimi farkındalık yayıyor ve çevresini uyandırıyor sanarken aslında tek yaptığımın diğerlerine de felaket tellallığı yaparak kendi düşmüş yaşam enerjime çekerek daha iyi hissetmek olduğunu şimdi bakınca anlıyorum.

Sistemler, liderler, yasalar, politakalar değişir ve değişmeyi asla kesmeyecektir.

Ve bu değişimlerin bazıları bize uyacaktır veya uymayacaktır.

Bu değişimler bize uyduğu zaman mutlu olup neşeleniyoruz, kutlamalar yapıyoruz çünkü istediğimiz şey oldu.

Peki bize uymazsa ne yapıyoruz? 

Düşüncelerimize karşı çıkan gruba nefret kusup bütün dünyanın cehenneme doğru gittiğini düşünüyoruz. Bu yeni gelen sistemin artık bütün umutları tükettiğini ve yaşamak için bir sebep kalmadığını düşünüp rezil rüsva bir hale geliyoruz.

Bunu yapmak insanın eline ne getirir?

Gerçek şu ki şöyle ya da böyle yaşayacağız ve belki yaşadığınız ülkenin, toplumun, çalıştığınız ortamın, yaşadığınız apartmanın, gittiğiniz okulun hatta gidip kahve içtiğiniz kafenin sistemi sizin kötü olduğundan emin olduğunuz bir değişime doğru açık açık gidiyorsa ve yapacak hiç bir şey elinizden gelmiyorsa, tek çare uyum sağlamaktır.

Kendi fikrinizin doğruluğundan eminseniz tabii ki düşüncelerinizi savunun ve elinizden geleni yapın. Kayıtsızlık ölümden beterdir çünkü. Lakin iş işten geçmişse ve bindiğiniz kayığın yanlış yolda gittiğini biliyorsanız yapabileceğiniz şey nehire atlayıp karaya çıkmaya çalışmaktır. Eğer elinizden o da gelmiyorsa durumu kabullenin, arkanıza yaslanın, bir sigara yakın ve diğerlerine "Ben demiştim" diyip suratlarına kahkaha atmayı bekleyin. 

Eğer yapılabilecek bir şey yoksa ve tüm yolları tükettiyseniz kayığın içinde ağlayıp sızlamaya, baş ağrısı yapıp bir çocuk gibi davranmaya gerek yok heralde değil mi? Yetişkin insanlarız şurada. İki günlük konularda birbirinizle anlaşamadığınız için aile veya arkadaşlarla terse düşüp yaka paça kavga etmeye de gerek yok. Siz sadece bekleyip onların haklı olduğunuzu anlamasını bekleyin. 

Ve en önemlisi de umudunuzu kaybetmeyin. Sizi dinlemeyen aptallar belki kayık şelaleden aşağı düşmeden akıntının gücünü hissedip geri dönüp sizin sözlerinizi dinlerler belki. Düşük bir ihtimal biliyorum. Fakat belki. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...