23 Nisan 2021 Cuma

Globalist Düşüncede Nüfus Kontrolü

İsmini vermek istemediğim bir televizyon kanalının ismini vermek istemesem de konuyla biraz ilgilenen herkesin bileceği bir programında çeşitli komplo teorileri anlatılıyor genelde gece geç saatlerde.

Bu teorilerin pek çoğu mantıklı ve akla yatan şeyler. Hatta bazılarına katılıyorum ve doğru olduğunu düşünüyorum. Lakin katılmadığım ve objektif bir göz yerine sadece negatif, korku dolu bir kafayla düşünülen bir durum olduğunu fark ettim.

Küreselci güçlerin nüfus kontrol girişimleri.

Komplo teorileri gerçek veya değil bugün bundan bahsetmek istemiyorum. İsteyen inanabilir, isteyen inanmaz ve kimse de karışamaz.

Asıl merak ettiğim konu nüfusu kontrol etmek için yapılan girişimlerin gerçekten negatif mi olduğu yoksa aslında yapılması gereken bir şey mi oldukları.

Küreselci denilen ve dünyada bağımsız ülkelerin olmasını istemeyen kişiler nüfusun artışının kontrol edilmesini ve toplumun haberi olarak veya olmadan insan sayısının azaltılması veya en azından artışın törpülenmesi gerektiğini savunuyorlar.

Küreselci düşmanı kişiler de buna karşı çıkıyor.

2008 yılında Hofstra Üniversitesi Psikoloji Bölümü üyesi Steven Shatz yüksek IQ seviyesine sahip ülkelerde doğurganlık oranının daha düşük olduğunu saptadı. Bunun sebepleri ülkeden ülkeye değişiklik gösterse bile sonuç hep aynıydı: Zeki insanlar daha az çocuk yapıyordu fakat çocukları daha kalifiye yetişiyordu.

Düşük IQ seviyesine sahip insanlar ise sonucunu düşünmeden çocuk yapıyordu. Durum hala değişmedi. Eminim bir kere olsun cebinde 3 kuruş olmadan 10 tane çocuk yapan birini görmüşsünüzdür. Neden aileniz bu kadar büyük diye sorulduğunda diğer ailelerden küçük bir aileye sahip olmanın küçük düşürücü olduğunu söylüyorlar. Hatta geçmişte bu konuda izlediğim bir belgeselde adamın söylediği cümleyi yazayım: "Eğer çok çocuğumuz olmazsa gülerler."

Globalcilerin sürekli bahsettiği şeylerden biri dünyanın kaynaklarının tükenmekte olduğu. Bu belki doğru olabilir fakat elimizdeki teknolojinin dahada etkili kullanma yöntemlerini araştırmak yerine insanların çoğalmasını arttırmak ne kadar mantıklı olabilir? Bu sonra düşünülmesi gereken bir fikirdir.

Ancak bir yandan haklı oldukları bir nokta da var. Diyelim ki tarımsal lojistiğe verilebilecek en yüksek destek verildi ve besin üretimi uçtu. Su insanlara daha adilce dağıtıldı ve hayat gayet güzelleşti. Peki sonra?

Kaynakların ve besinlerin, refahın doğurganlığı arttırdığı bilinir. Tam tersine stres içinde yaşayan insanlar çocuk sahibi olamazlar. En düşük IQ insan bile savaş ortasında her an ölme tehlikesi varken değil savaştan sonra çocuk yapmayı kafasında planlar. Diyelim ki bütün dünyada genel olarak doğal kaynaklar daha etkili kullanılmaya başlandı. Elektrik enerjisi bütün sektörlere yayıldı ve her binanın tepesinde son model güneş enerjisi takıldı.

Sonra ne olacak?

İnsanlık eninde sonunda dünyanın destek sağlayamayacağı bir seviyeye gelecek.

Para basmak gibi düşünün.

Para bastıktan sonra olan 3-4 yıl gayet huzurludur herkes. Mutludur ve dertsiz, tasasız yaşıyorlardır. Sadece bir hafta içinde sessiz sessiz bekleyen hiper enflasyon ile hayatları yerle bir olur ve paraları bir işe yaramaz. 

İnsan sayısı arttıkça artar ve bir süre sonra artık en yüksek teknoloji bile yeterli olmaz. Sonuçta bir şeyi yoktan var edemeyiz değil mi?

İşte o zaman başka gezegenlerde kolonileşme başlar fakat bunun kalıcı bir çözüm olmayacağından eminim. Maalesef ki arkadaşlar çok yüksek ihtimalle diğer gezegenlerde ciddi ve yüksek nüfuslu şehirler için daha vakti var insanlığın.

Şimdi başa dönersek zeka seviyesi yüksek insanların az çocuk yaptığını biliyoruz. Dolayısıyla bir araya gelerek dünya kaynaklarını etkili kullanmak gibi bir düşünceyi yapacak empati sahibi ve düşünen insanların sayısı kendini düşünen ve düz bakış açısına sahip insanların içinde hemen hemen hiç olacaktır bu gidişle. 

Hadi bir şekilde yapılsa da bu sadece kaçınılmaz olan zorlukları ertelemek olacak. 

Bu yüzden insanlığın doğum oranlarının kontrol altına alınması şart. Neden bilmiyorum ancak komplo teoricileri ve genel olarak pek çok insan buna karşıt bakış açısında.

İnsanları öldürün veya gizli gizli yiyeceklere erkekliği öldüren ilaçlar atın demiyorum tabii ki. Ama neden Çin'de olan yasalar gibi çocuk yasaları çıkarılmıyor mesela?

Kendinden başkasına bakacak gelir seviyesine sahip olmayan insanların çocuk sahibi olmaları yasaklansa zaten soruna büyük bir darbe vurulur.

Maalesef dünya artık o kadar öfke ve korku dolu ki kötü gördüğümüz kişiler nefes alsa altında bir kötülük arıyoruz. Objektif bakarak olayları duygu haricinden göremiyoruz. Belki küreselciler nüfusu kontrol etmeyi kötü amaçlar için istiyorlar fakat onların varlığından haberdar olmasalar da nüfus kontrolünü şeytanın kendisi gibi görenler var.

Halbuki bu insanlık olarak bizim çevremizde olan herkese ve her şeye sorumluluğumuz. Zaten inanılmaz çok yer kaplıyoruz ve sürekli de genişliyor bu alan. Anne baba olma ve bir yavruya sahip olma içgüdüsü her canlıda var fakat insan olarak bu içgüdülerimizin kontrolünde olmak ve aklımızı başımıza toplamak zorundayız.

Aynı zamanda genel olarak kötülük yaptığını düşündüğümiz kişilerin bile mantıklı hareketini görünce "Bu konuda haklı." diyebilmeliyiz.

Umarım vermek istediğim mesajı verebilmişimdir. Sabah 6 oldu. Size iyi sabahlar ve bana iyi uykular. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...