Zamanın elinizden sizin bütün çalışma azminize, kararlılığınıza, maddi durumunuz veya kim olduğunuza bakmaksızın tamamen kendi hızında ilerlemesi ve geride kalan bir tecrübenin bir daha asla ama asla yaşanamayacak olmasının farkındalığı.
Bütün şartlar tamamiyle aynı konuma getirilse ve geçmişte olan tecrübenin birebir tekrarı yaşansa dahi fark etmez.
Yaşanan tecrübe geçmişte kalır ve fotoğraflarda, şarkılarda, kokularda ve beynimizde bulunan bir iki grup sinapsta kaydedilir.
Nostalji her insan için geçerlidir. Herkes geçmişini hatırlar. Çoğu "Ne güzel günlerdi ya" diyip geçer.
Kimisi ise dertlenir ve özlem duyar.
Eğer nostalji hissi burada kalırsa ve geçici bir süre dahilinde yaşanır geçerse sıkıntı yok.
Ancak bazı şartlar insanı nostaljinin kötü yanına iter.
Kötü yanı nasıl mı oluyor?
Anlatayım.
Genelde nostaljinin aşırıya kaçmasına sebep olan şey kişinin şu an yaşadığı hayattan kaçma isteği üzerine fiziksel olarak kaçamaması ve bunun yerine mental olarak kaçmaya çalışmasıdır.
Kişi geçmişe döner ve maalesef beyin geçmiş anıları düşünürken gerçekten kişiyi derinden etkileyen olaylar haricinde negatif anıları geçmişte hissettiği kadar negatif hissetmez.
Yani geçmişte bir geziye gitmişsinizdir ve o gezide yaşadığınız 20 dakikalık çok güzel bir kısıma özlem duyarsınız ancak gezinin o kısmına gelene kadar belki de çekmiş olabileceğiniz sıkıntıları (ücret, ulaşım vs.) hatırlamazsınız.
Çok acı vermiş olan olaylar ise çok başka ama o konuyu dağıtır şimdi.
Herneyse. Bunun sonucu olarak kişi anılarını olduğundan fazla güzel görerek romantize etmeye başlar ve o an yaşadığı hayatta sürekli olarak stres altındaysa giderek daha fazla bir şekilde kendi kafasında, geçmiş hayatında yaşamaya başlar.
İlla sürekli olarak geçmişi düşünmesine gerek yok. Geçmiş anıları aklına geldiği zaman derin bir üzüntü hissetmesi ve bunun her seferinde olduğunu düşünün.
Şimdi burada bir detay daha eklenmeli.
Kişinin karakteri tam bu noktada fazlasıyla büyük bir önem teşkil ediyor.
Mesela karakter yapısı daha melankolik veya duygusal olan bir insan geçmişe özlem duyup olur olmadık yerlerde düşündüğü için bazen sadece fotoğraflara bakarak gözyaşları dökebilir.
Otoriter ve yine otoriter bir aile tarafından yetiştirilmiş birisi geçmiş anılarından çıkardığı dersleri başkalarına ve özellikle de çocuklarına empoze etmeye çalışabilir.
Veya bizzat hissettiğim bir his olarak hayatında kontrol ihtiyacı yüksek olan birisi geçmişini kaybetmemek için elinden geldiği kadar çok şeyi kaydetmeye çalışabilir. Bu çeşitli şekillerde olabilir. Bu blog mesela benim kendi zihnimin bu tarihlerde geçirdiği değişimin bir kayıt defteri niteliğinde. Gerçekten o yüzden başladım bu yazıları yazmaya.
Ve gerçekten çözüm yolunu bulabilmiş değilim.
Sürekli olarak geçmişi düşünmenin potansiyel bir avantajı ise sizi elinizde olan zamanı iyi değerlendirmeye itmesi. Bunu her nostaljik insanda görmedim ancak şahsımda fazlasıyla olan bir şey.
Gün 24 saat. 24 saat içine sıradan insanın düşündüğünden çok daha fazla şey sığdırılabilir.
Bu düşünce yapısı ile çalışan bir insan çok hareketli ve hiç bir şeyi umursamaz gibi oradan oraya koşturan birisi gibi görünür genelde. Ancak bu yüzden hareketler ve davranışlardan çok bu davranışların sebebine ve altımda yatan düşünce tarzına bakmak gerekir.
Nostalji bir insanın en olur olmadık en alakasız davranışlarına bir sebep olabilir. Ancak bunlara gerçekten bakarak öğrenilebilir. Gerçekten bakmak ve gerçekten sorgulamak ile.
Acaba sizin şu an nostaljiklikten dolayı yaptığınız bir davranış var mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder