Fakat herkes fark etmese de enerjisini bir şeylere harcıyor.
Herkesin elde etmek istediği hissiyat da farklı. Kimi insan başarıları için sevilmek, kimisi ünlü olmak, kimisi güç kazanmak ve kimisi sadece başka insanların onun düşüncelerini bilmesini ister.
Ve bu kişilerin hepsi de hedeflediklerini başarma yolundayken yaşadıklarını, ne zorluklarla bir şeyleri yaptıklarını ve bu süreç boyunca neler öğrenip kendilerinde neler değiştiğini öğrenmek ister.
Fakat gerçek şu ki bu süreç kimsenin umrunda değildir. Sıradan bir insan, bu kendi arkadaşlarınız ve aileniz de olmak üzere neyin nasıl yapıldığına değil, nereye varıldığına bakar.
Çoğu dinliyormuş gibi yapar, siz konuştukça başlarını otomatik olarak sallarlar ve rol yapma yeteneklerine göre size belki iyi de hissettirirler.
Kimisi hiç uğraşmaz, dinler ve sonunda tebrik edip geçer. 5 dakika kadar sonra ise dediklerinizi çoktan unutmuştur.
Bazıları ise sadece tahammül eder. Bahsettiğiniz şeye karşı hiç ilgi hissetmez fakat sizden başka özelliklerinizden dolayı hoşlanıyordur. Dinlemek zorunda hissediyordur.
Ancak yine de sizin yaşadığınız bu süreçler daima sadece sizin için önemlidir. Başkası da kendi süreçlerini değerlendirir ve düşünür.
Ne yaparsanız yapın sadece kendi tatmininiz için yapmalısınız. Başka birisine anlattığınız zaman hissedeceğiniz herhangi bir hissiyat asla sizin içinizden gelecek tatmin hissinin yerine geçemez. Yanına bile yaklaşamaz. Çünkü insanlar sadece sonuçlara odaklanırken yaşayan kişiyi asıl değiştiren şeyler süreçlerdir.
Ve en önemlisi süreçler kalıcıdır. Bir hedefe doğru giderken olan değişiminiz yıllarca sizinle kalacaktır. Fakat varılan bir sonuç, dışa bağlı olarak hissedilen bir hissiyat ve materyal herhangi bir kazanç geçicidir.
O yüzden bir şeyi yapmak istiyorsak bunu kendimiz istediğimiz irade ettiğimiz için yapmalıyız. Çünkü hedefe doğru giderken yaşadığımız süreç kimsenin umrunda olmayacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder