2 Mayıs 2021 Pazar

Konfor Alanından Kalıcı Olarak Çıkmak

Kişisel gelişim mecraları ve "Bu kitabı okuyunca zengin olacaksınız, yeni yeni arkadaşlar edineceksiniz, herkes sizi sevecek!!!" tarzı vaatler veren abilerimizin hemen hemen her zaman el attığı bir konu da konfor alanından çıkmaktır.

Konfor alanı insanın rahat ettiği ve hiç bir sıkıntı hissetmediği şeyleri yapmak veya öyle yerlerde bulunmanın genel adıdır.

Mesela yeni ve size yabancı bir şeye başladığınız zaman bu alanın dışına adım atmışsınız demektir. Kişisel bir gelişim yaşamaya adım atmışsınızdır. Çünkü konfor alanında hep yaptığınız, alıştığınız, rutine dönmüş şeylerle ilgilenirsiniz.

Bu alanın dışındayken karakter ve becerilerinize meydan okunur, karşınıza zorluklar çıkar. Çıkan zorlukları atlattığınız zaman gelişirsiniz, atlatamazsanız da ders alırsınız ve yine gelişirsiniz. İnaktif ve izole olmadıkça hayat her şekilde insanı eğitir zaten. 

Kişisel gelişimciler de insanlara bu alandan çıkmak için pek çok tavsiye verirler. Sürekli bir işle ilgilenmelerini ve farklı şeyler yapmaya çalışmaları gerektiğini söylerler. Hayat rutine büründüğü zaman harekete geçip hiç gitmedikleri bir yere gitmelerini, yapmadıkları bir şeyi yapmalarını söylerler.

Bunların bir zararı yoktur ve kişiye bence gayet güzel gelişim sağlar.

Asıl sorun bana kalırsa bunun ne kadar uzun vadeli bir yatırım olacağıdır.

Sorun şu ki insan her konfor alanından çıktığı zaman irade ve dayanıklılığı sınanır. Kişi hissetse de hissetmese de tekrar alışık olduğu yere dönmeye çalışır. Yani konfor alanına.

Kişisel gelişimci abimizin dedikleri genelde tutku ve istek doludur. Sesini dinleyen kişi kendinden geçer, yazılarını okuyan kişi dünyayı feth edebileceğine inanır.

Bu gaz ile insan hemen işe koyulur ve ne konuda kendini geliştirmek istiyorsa tüm enerjisiyle çalışmaya başlar.

Buraya kadar çok iyi evet.

Ancak özüne bakarsak kişisel gelişimcilerin sözleri 100 kişiden sadece 10 kişiye uzun vadeli motivasyon ya verir ya vermez.

Yani geçici bir enerji elde edilir ve bu enerji ile insan harekete geçer. Enerjinin etkisi bittiğinde ne olur peki?

Baştan başlayarak bu kişisel gelişimcinin bir diğer seminerine katılır. Bir başka kitabını alır. Bir videosunu daha izler.

Kişisel gelişimcinin cebi doldukça doldu. Çünkü tek yaptığı youtube üzerinde motivasyon videolarının vücut bulmuş hali gibi davranmak. Ve size rahatlıkla söyleyebilirim ki o videolar hemen hemen hiç kimse için kalıcı değişim yaratmaz. İnsanın içinde olmayan şeyi naparsanız yapın dış etkenler değiştiremez. Kişi ancak seminerler ve editlenmiş müzikli videolar aracılığıyla sağlanan damardan alınmış yüksek doz motivasyonun etkisiyle rol yapmaya başlar, hedefleri için var gücüyle çalışan birisi gibi. Ve her uyuşturucu gibi etkisi gidince tekrar o uyuşturucuyu aramaya başlar. 

İstisnalar kesinlikle var evet fakat çoğunluğun da gelişmesini istiyorsak daha kökten çözümler getirmeliyiz diye düşünüyorum.

Sunduğum çözüm de şu:

Konfor alanından çıkmak insanın konfor alanı dahilinde olan bir şey olmalı.

Tekrarlıyorum.

Konfor alanından çıkmak insanın konfor alanı dahilinde olan bir şey olmalı.

Soruyorum sizlere: Eğer zaten sürekli olarak konfor alanından çıkmaya alışmış birisi, yani kendi rutin hayatının dışına çıktığında mutlu olan birisi için konfor alanı diye bir şey kalır mı? 

Kişi konfor alanının içindeyken sıkılsa ve dışındayken kendine sürekli bir şeyler katmanın verdiği zevk ile mutlu olsa aslında konfor alanının dışında olmak da konfor alanının içinde olmaz mı. 

Yani diyorum ki o kadar maceracı olmalıyız, o kadar rutinin dışına çıkmayı alışkanlık haline getirmeliyiz ki artık konfor alanına girdiğimiz zaman hayatın monotonluğu bizi yerimizde oturtmasın. 

Bu alışkanlığı kafeye gidince normalde sevdiğimiz kahve yerine adını bile zor telafuz ettiğimiz bir içeceği içerek bile pekiştirebiliriz. Hep gittiğimiz yol yerine bir alt sokaktan gitmek, hiç denemediğimiz bir müzik tarzı denemek, asla giymem dediğimiz bir aksesuarı takmak bile pekiştirme yoludur.

Uzun uğraşlar sonucu bu alışkanlık tam oturduğu zaman bir bakmışız artık rutin hayatın içinde bulunup hiç bir şeyle uğraşmamak bizi o kadar da mutlu etmiyor. Ne olacak o zaman?

İnsan mutluluğu arar ve takip eder. İşte o zaman sürekli farklı şeyler denemek bizim rutinimiz olmuştur. Rutinimiz rutinsizlik olmuştur.

Bunu oturtan bir insan sizce motivasyon konuşmalarına falan ihtiyaç duyar mı? Gereksiz yere parasını verdiği tavsiyeleri kendisi bile yapmayan ve başkalarının anlattıklarını kopyala yapıştır yapan kişisel gelişimcilere dağıtır mı? 

Bu hayat tarzıyla bir ömür yaşayan insanın ileri yaşlarında ne kadar tecrübeli, ne kadar derinleşmiş bir insan olacağını sadece hayal edin. Kim öyle olmak istemez ki.

Sevgiler ve saygılarla, sigara ve çikolatayla kalın efenim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...