4 Mayıs 2021 Salı

Influencer'lar ve Grup Psikolojisi İçinde Objektif Düşüncenin Ölümü

Şu an anlatmaya çalışacağım şeyi nasıl açıklayacağımdan ben bile emin değilim açıkçası. Bir an her şey oturuyor bir an tamamen gidiyor. Bakalım başarabilecek miyim?

İnsanlar sosyal hayvanlardır cümlesini hayatınızda hiç duydunuz mu?

Düşünen hayvandır denildiğini kesin duymuşsunuzdur ancak sosyal bir hayvan olduğunu söyleyenler de var. Genelde çoğunluğun içine sırf üzerlerine dikkat çekmemek için katılan, özünde çok daha derin olan insanların varlığına inandığım için neredeyse her zaman çoğunluğa değil kişiye bakmaya çalışırım.

Ancak sosyallik ve başka insanlarla interaktif bir yaşam geçirme isteğinin daha yaygın olduğu kanaatindeyim. Konu insan olduğunda her yerde istisnalar vardır fakat bir zamanlar insanların hayatta kalıp hayvanlar tarafından yenmemek için topluluklar halinde yaşadığını biliyoruz. Bu durum hala genetik geçmişimizde var ve davranışlarımızı etkiliyor.

Dolayısıyla insanların devasa bir kısmı fark bile etmeden bir cemiyetin, grubun, ekibin, kısaca onlara "birliktelik" hissi verecek her türlü topluluğa ister istemez çekilme hisseder.

Her türlüsüne çekilse de eninde sonunda hangi topluluğa koşup katılacağı da bulunduğu çevre, ailevi geçmişi, öz inançları ve daha burada sayamayacağım 2-3 kentilyon farklı faktöre bağlıdır. Yani bu topluluklar hemen hemen kaçınılmaz. Hepimiz bir fikire doğru meyil ederiz. 

Bunda hiç bir sorun yok. Hatta yalnızlığın insanın hayatını 15 yıl kısalttığını düşünen doktorların olduğunu öğrenince topluluklar bayağı iyi bir fikir gibi geliyor.

Asıl sorun bu toplulukları çevrelerinde toplayan insanlar.

"Influencer" deniyorlar böyle tiplere.

Influence nüfuz etmek fiiline, Influencer kelimesini de pek çok insana nüfuz eden, sözü etkili insanlara deniyor.

Çoğunluk zaten başlarına bir çoban aramaya bayıldığı için tamamen vasıfsız insanların sözleri ile gerçekten etkilenip onların çektikleri yöne gidiyorlar.

Yalnız burada önemli bir detay var: Bahsettiğim bu Influencer'lar sadece sosyal medyada olanlar değil.

Influencer aslında çevresinde nüfuz edebilen herkese denebilir. Bu kişi 5 yüzyıl önce ölen bir yazar bile olabilir eğer hala bir etki yaratabiliyorsa.

Başarılı bir iş adamı, sendika gibi bir topluluğun başkanı, bir televizyon programı sunucusu, yüzyıllar önce ölmüş bir dindar, çok başarılı savaşlar yapmış bir general, yardımseverliği ile tanınan bir aktör, çocuğu kaçırılmış bir anne, zorluklara rağmen zirveye çıkmış bir sporcu, mezarı bile bulunamamış bir felsefeci, kana susamış bir lider ve daha verilebilecek binlerce örnek. 

Bir insanın sözleri veya zamanında yaptığı eylemler bir kişiye bile ilham veriyorsa, onların fikirlerini değiştirmeyi hiç bir şekilde zor kullanmadan başarabiliyorsa benim gözümde bu kişi bir Influencer'dır.

Birazdan örnekler vereceğim merak etmeyin.

Benim asıl sorunum ise şu:

Bu nüfuzu çok olan insanların anlattıkları ve verdikleri mesajlarda her zaman bir ana fikir bulunur. Bir ideal veya zaten olan bir şeye başkaldırı bulunur. Eğer A sistemi yürürlükteyse onlar B sistemini savunur ve B sistemini savunan insanlar o kişinin peşinden gitmeye başlar.

B sistemini savunan insan gerekirse bundan 2000 yıl önce yaşamış olsun fark yaratmaz. Bu kişinin düşüncelerini öğrenebilecekleri bir yol olduğu sürece sorun yoktur. Yol dediğim de yazılı bir kaynak tabii ki. Ancak her zaman tek yol o değildir.

Savunduğu şey ne kadar aptalca bile olsa, hatta katıksız bir şekilde insan mantığına aykırı bile olsa o uğurda gerçek anlamda canını verdiği için bir kişinin arkasından gidecek çok insan var.

Konunun ve savunulan düşüncenin ne kadar saçma olduğu önemli değil, insanlık mantığıyla düşünse zaten herkes aynı şekilde davranırdı ve insan insan olmaktan çıkardı. Robot olurdu (İnsanları insan yapan şeyin duyguları ve duygularının çoğu zaman hata yapmaya yönlendirmesi hayatın ayrı bir ironisi). 

Bu ölen kişi artık takipçilerin gözünde bir "şehit" olmuştur. Bir sembol. O yüzden büyük generaller asilerin liderlerini öldürmekten çok hapise atarlar ve doğal olarak ölmelerini beklerlerdi. Çünkü insan bir fikir uğurunda ölmeyi onurlu sayar. Ölme seçeneği onun önüne çıksa seçmeyecek olsa bile.

Yani görüyorsunuz yüzyıllar önce olan bir insan bile inanılmaz bir nüfuza sahip olabilir toplumların üzerinde.

Bir de hala hayatta olan Influencer'ların neler yapabileceğini düşünün. 

Takipçiye dönüşen kişilerin ana fikirleri A fikrine karşı koymaksa artık tek yaptıkları bu olur. Sürekli olarak bu fikire karşı çıkarlar ve B fikrini savunurlar.

Asla ve asla A fikrinin bakış açısından bakmaya çalışmazlar ve üstüne üstlük Influencer'lar bu durumu on numara manipüle ederler.

Zamanında Influencer diyebileceklerimiz iyi veya kötü bir dava için savaşırdı.

1- Malcolm X siyahilere karşı olan ırkçılığı yok etmeye çalıştı

2- Karl Marx ve Friedrich Engels komünizm fikrini yaymaya çalıştı.

3- Hüseyin Nihal Atsız Türkçülük için kitaplar yazdı.

4- Jane Austen kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiği fikrini yazdığı güçlü kadın figürleri ile halka yaydı. 

5- John Locke yıllar önce insan haklarını ve hükümetlerin bu hakları çiğnememesini savunurken şu an ağızlardan düşmeyen "Liberalism" fikrinin tohumlarını attı.

6- Buda aydınlanmaya giden yolun kendisinde açığa çıkan şeklini yardım etmek için çevresindeklere anlattı. Yıllar sonra bunun ismine Budizm dendi.

7- Adam Smith zamanının ekonomik sorunlarına cevap bulmaya çalışırken fark bile etmeden Kapitalizm fikrinin kurucusu oldu.

Negatif veya pozitif fark etmez bu insanların her biri bir gruba yardım etmek istiyordu. Kendilerinden başkalarını, en azından bir toplumu düşünüyorlardı. Bazıları başkalarını öldürmeyi, haklarını çiğnemeyi savunduğu için haksızdı ancak yine de tek amaçları bundan çıkar sağlamak değildi.

Günümüz Influencer'larının yarısından fazlasının yaptığı şey de tam olarak o. Bu kadar uzun yazı yazmamın sebebi bu.

Bakın şimdi.

Bir grup var ve siz tıpkı o gruptakiler gibi A fikrinden nefret ettiğiniz için sizi takip ediyorlar.

Siz de bundan sürekli olarak takipçi ve para kazanıyorsunuz.

Bunu niye bırakasınız ki?

A fikrine tekrar saldırıyorsunuz, tekrar saldırıyorsunuz ve tekrar saldırıyorsunuz, sonuç fark etmiyor. Ortaya attığınız en saçma argüman bile çevrenizdeki grup tarafından yalanıp yutuluyor. Gerekirse A fikrinin savunucularına en saçma, en mantıksız hakaretleri edin yine de bir topluluk hissinin verdiği serotonin sarhoşluğu ile bunu bile kabul etme eğilimleri inanılmaz bir boyutta oluyor.

Zaten zar zor hayatta kalmaya çalışan objektif bakış açıları tamamen ölüyor.

Aptal insanlar takip ettikleri kişi saatlerce konuşup önceden söylediği şeylerin aynısını söylese bile dinleyip bu kişiye para veya güç kazandırmaktan başka bir şey yapmıyor.

Influencer bu düzeni fark ettiyse zeki birisidir ve asla değiştirmez. Hatta saldırdığı fikir ona haklı görünmeye başlasa bile bunu kendine saklar. İkiyüzlülüğün kralını yapsa bile ne önemi var? İstediği şey destek ve söke söke aklını kullanarak alıyor. 

Üstüne üstlük önceden davalarını savunan örneklerini verdiğim insanları da kendi referans noktaları kılarak onların da önceden yazdığı bir kitapta veya yaptığı bir eylemde kendi savundukları fikirleri desteklediklerini o fikire inanmasalar bile gösterecek kadar alçalabilirler.

Bizim salaklar ordusu da her geçen gün köreldikçe körelerek "Acaba bu konuya başka bir açıdan bakabilir miyiz?" sorusunu sormadan sırf iyi hissetmek için Influencer'ı takip eder. Hatta zamanla önceden her dediğini doğru bildiğimiz anne ve babaları gibi görmeye başlarlar.

Yanlış anlamayın herkesin bir ana fikri vardır. Benim şu an ana fikrim Influencer denen kişilerin büyük bir kısmının insanların eğiliminin olduğu bir fikri tutup platformlarında aslında objektiflikten, mantıklı argümanlardan ve eğiticilikten uzak, insanların bir duvara bakıp anlamsızca bağırdıkları saçma mekanlara çevirdiklerini söylüyorum.

Ancak size bunda hatalı olabileceğimi de söylüyorum. Dediklerim bir grup oluşturmak için değil sadece fikrimi belirtmek. Hatalıysam üzerine tekrar düşünmem gerekicek demektir.

Neyse bu sefer cidden çok uzattım. Normalde geçmişte olan grupların fikirlerinin ve nasıl, kim tarafından manipüle edildiklerini de bayağı örnekleyecektim ancak bugünlük bu kadar olsun. Ama en basitinden Amerika içinde her seçimde kaybeden tarafın seçimlerin kaybedilmesinin sözde Rus bilgisayar korsanlarının oyları çaldığını suçlaması ve herkesin sazan gibi atlaması, Rusya içinde ise oluşan özellikle toplumsal problemlerin Amerikan casusları tarafından gizlice oluşturulduğu fikirlerinin zaman zaman yayıldığını söyleyeyim. Acaba bizde böyle şeyler dönüyor mu? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...