2 Mayıs 2021 Pazar

Psikiyatristler Ne İş Yapar

Ah, evet sonunda bayağıdır gelmek istediğim bir konuya geldik (ellerini sinsi bir gülümseme eşliğinde birbirine sürter).

Şimdiye kadar aklıma gelen psikiyatriste gitmiş tanıdıklarımın sayısı sanırım 9-10 falan. Bunun çok daha fazla olduğundan hiç bir şüphem yok fakat aklıma gelenler bu kadar.

Bu kişilerin her birinin birbirinden çok farklı psikolojik sorunları vardı ve her biri ayrı ayrı psikiyatristlere gitti. 

Ama nedense hepsi ellerine antidepresan yazılmış birer reçete verilerek evlerine gönderildi.

Hmm pekala, demek bu doktorların bir bildiği varmış. Hadi bakalım antidepresanlar kullananlarda ne gibi etkilere sebep oluyormuş:

1- Uyku ve uykusuzluk hali
2- Sersemlik, uyuşukluk
3- Ağız kuruluğu
4- Üriner retansiyon
5- Mide bulantısı, Kabızlık
6- Baş ağrısı
7- Cinsel problemler
8- Kilo alma, Kilo kaybı
9- Kas titremeleri

İlk kez yarım saat önce antidepresan içip gelen bir arkadaşımı gördüğüm zaman çocuğun IQ seviyesinin %70 kadarını kaybettiğini falan düşünmüştüm. Sanki uyuşturucu içen birisi gibi nerede olduğunu bilmeden davranıyordu. Söylediğim cümleleri anlamak için tekrar tekrar düşünmesi gerekiyordu. Gözleri dalıyordu ve dünya umrunda değil gibiydi. Normal şartlar altında ise bu arkadaş Azerbaycan'da sık sık sosyal medya için videolar çeken, çok hareketli, çevresi geniş birisiydi.

Sizce bu kişi hayatının başından beri antidepresan kullanarak yaşasaydı öyle bir çevre edinebilir miydi? Yaratıcılık gerektiren videolar çekebilme fikirlerini düşünebilir miydi?

İşin sıkıntısı şu: Antidepresan kullanım süresi içerisinde kişinin sıkıntıları geçmezse problemler sadece baskılanmış bir şekilde insanın bilinçaltının derinlerinde yaşamaya devam eder. Baskılanan bir şey 1000 yıl geçse bile patlar bunu hepimiz biliyoruz. Ve ne kadar baskı yapılırsa patlamanın şiddeti de o kadar artar. 

Yardım için psikiyatriye giden insan sorunlarını unutsun diye bir paket ilaç verilip evine yollanıyor. 2 hafta sonra tekrar gittiği zaman eğer sorunlar çözülmediyse doz arttırılıyor. 

Soruyorum size, bunun alkol veya uyuşturucu almaktan ne farkı var?

Maalesef psikiyatristlerimizin büyük kısmı o kadar beş para etmezler ki herkese ilaç verip daha iki cümlelerini dinlemeden yolluyorlar.

Nitelikten çok niceliğe önem vermenin sonucu bu işte. Üniversitede psikoloji bölümleri açmak başka, kaliteli psikiyatrist yetiştirmek başka.

İşin içine en ufak sıkıntısında depresyona girdiğini zanneden insanların çevrelerinden hemen psikiyatriye gitme önerileri almalarını da ekleyince sonuç felakete dönüşüyor. (Depresyonun iki çeşidinden bir önceki yazımda bahsettim) 

Uyuşturucu almak için köşede sizi bekleyen satıcıya gittiniz, ne sıkıntınız olduğunu söylediniz, o da size gerekli olan şeyi söyleyip şu saatte şu yere gelmenizi söyledi. Mekana varıp, parayı verip malı aldınız. 

Derdinizi anlatmak için hastanede sizi bekleyen psikoloğa gittiniz, ne sıkıntınız olduğunu söylediniz, o da size gerekli olan antidepresanın reçetesini verip almanızı söyledi. Eczaneye varıp, parayı verip ilacı aldınız. 

Aradaki tek fark ne biliyor musunuz? 

Birisi yasal diğeri ise öğrenildiği zaman evinize şafak operasyonu düzenleniyor. 

Aralarında tabii ki sağlık açısından devasa farklar var. Ancak işin özünde kişilerin niyetlerinin özünde aynı olduğu çok bariz. 

Bakın bazı durumlarda ilaçla tedavinin zorunlu olduğunun farkındayım. Adam beynine bir hasar almıştır, genetik olarak bir problemle doğmuştur, uzun süreli sıkıntılar çekmiştir veya rahatsızlıkları çok ilerlemiştir. Böyle durumlarda ilaç verilmesi gayet normal. 

Fakat durumsal depresyon yaşayan, sorunu ortadan kaldıracak cesareti kendinde bulsa hemen normale dönecek kişiye ilaç vererek tek yaptığınız onu yatağa ve odasına hapsetmek. Çıkış yolunu siz olmadan bulabilecekse bile sizin eğitimli olduğunuzu düşünerek yardımınıza el açan hastanın uykusunu getiren, cesaretini kıran ve enerjisini yok eden ilaçlarla son çözüm yolunu da kapatıyorsunuz. 

Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil. 
-Konfüçyüs

Bu durum değişmezse kişi depresyonu içine atarak onunla yaşamaya alışabilir. Bir kaç ay sonra bir bakmışsınız hasta bir an öfkeli diğerinde mutlu. Bir yıl sonra mental sağlığı için ilaçlara o kadar bel bağlamış ki onları almayınca kendisini ve depresyonunu anlayabilecek hayali arkadaşlar yaratmış. İki yıl sonra rol yapmaktan artık her insanın yanında farklı biri gibi davranmaya başlamış, kendi kimliği rollerinin arasında boğulup gitmiş. 

Şaka yapmıyorum eğer depresyon ve umutsuzluk yeterince şiddetliyse kişi kendi canını almadığı, dışarıdan gerekli desteği görmediği taktirde bunlar gerçekleşebilir.

O yüzden belki de bu psikoloji olayını daha da dikkate almalıyız ne dersiniz? 

En ufak sıkıntı çıktığı zaman psikoloğa giden tipler olmak yerine sorunlarla yüzleşen insanlar olmak halk olarak bizim sorumluluğumuz. 

Daha nitelikli, işinin eri, iş ahlakı ve etiği sağlam psikiyatristler yetiştirmek de eğitmenlerin sorumluluğu. 

Sonunda iş yine eğitime çıkıyor. 

Ki dürüst olayım bana kalırsa insanlar birbirlerini gerçekten dinlemeyi bir öğrense psikolojik rahatsızlıkların yarısından fazlası ortadan kalkar. Ancak artık egoist bir çağda yaşıyoruz ve herkes sadece kendisi hakkında konuşmak istiyor. 

Konuyu daha fazla dağıtmadan sizi bu problemin hakkında yapılabilecekleri düşünmeye davet ediyorum. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...