17 Ekim 2023 Salı

Artık Motivasyona İnanmıyorum

Günümüzde benim de dahil olduğum yeni neslin içerisinde kolay yoldan dopamin salgılatan sosyal medya ve kısa süreli, kolay elde edilip hemen etkisini yitiren çeşitli stimülasyonların etkisine yıllarca maruz kalan gençlerin büyük bir kısmının şikayet ettiği onlarca problemin başta gelenlerinden birisidir motivasyon eksikliği.

Herhangi bir hayalini gerçekleştirmek için harekete geçmekte zorlanır, korkudan dolayı felç kalır, bir şey yapamaz, sonunda bundan üzüntü duyarak özgüveni paramparça olur ve düşük özgüven ile kurduğu yeni hayallere karşı yine korku ile yaklaşıp başaramadığı bir döngünün içine girer yeni neslin hassas üyesi.

Bu kişi genelde "Motive olamıyorum" ya da "Bir türlü yapamıyorum" benzeri cümleler kurar. 

Ben de bunları çok söyledim ve o hissiyatı gerçekten iyi biliyorum. Nedense çok istediğiniz şeyin hayalini kurmak ve başkalarına planlarınızı anlatmak insana iyi gelse de gerçekleştirmeye gelince kişi aynı şevki bulamaz. 

Çünkü gerçek dünya genelde sıkıcıdır. 

Bir şeyi başarmak için fantezi dünyalarında olanlar gibi kılıç sallayıp ejderhalara binmemiz değil, sürekli bir iş yerine gidip yıllarca aynı işi yapmamız veya bir masada oturup ders kitaplarına bakmamız gerekir. 

Çok az bir kesim için bu saydıklarım ve benzeri eylemler eğlencelidir. Onlara zaten bravo yani ne kullanıyorlarsa bana da söylesinler lütfen. 

Ancak şöyle bir durum var: Motivasyon gerçekten gerekli mi? 

Dünya elle tutulur, fiziki bir yapı üzerine kurulu.

Netleşmiş gerçekler var. 

Aynı zamanda belirli sebep sonuçlar ve amaç sonuçlar var. 

Belirli şeyleri yaparsanız belirli şeyler yaşarsınız ve bu yaptığınız şeyler sizin yaşamınızda bulunduğunuz konuma gelmenizin sebebi olur. 

Kişinin motivasyonun aslında ne kadar gereksiz olduğunu fark etmesi için şunu anlaması gerekiyor: Eğer çalışıp çabalamazsa mutsuz olacak ve belki bulunduğu bağlama göre hayatının geri kalanını hiç istemediği şartlarda geçirecek. 

Ne gibi yani? 

Eğer çalışıp çabalamazsanız hayatınızdan şu an memnun değilseniz geri kalanı boyunca da memnun olmayacaksınız demektir. Ee bunu biliyoruz? Peki gerçekten farkında mıyız? 

Bütün hayatınız boyunca diyorum. Bir yıl veya beş yıl değil. Özellikle genç yaşta olan kişilerin bir çaba uğruna efor sarfetmeleri sonucunda olacaklar ile yataklarına uzanıp ellerinde telefonla sabahtan akşama kadar yatmaları sonucunda yaşayacakları arasında dağlar kadar fark var. Resmen hayatları baştan aşağı değişecek demek iki farklı eylem.

Yani yaşamak veya kazanmak istediğiniz şey bir istek değil. Bir şart.

Eğer hayatınızdan memnunsanız tamam hayal kurup oturabilirsiniz gerçekten bir sıkıntı teşkil etmez bu. 

Ancak memnun değilken yapabilme imkanınız olsa da hayal kurup oturursanız başınıza gelecek her türlü üzüntüyü ve hayal kırıklığını hak ediyorsunuz demektir.

Motivasyona falan ihtiyacınız yok aslında. Eğer hayatınızı gerçekten değiştirmek istiyorsanız bu sizin için nefes almak kadar gerekli olmalı. Çünkü yapacağınız bir seçim sonucu olarak kısa vadeli değil, dünya üzerinde olan vadenizin tamamının kökten değişmesi ile sonuçlanacak.

İşin ne kadar ciddi olduğunu kavrarsanız sizin motive olup olmamanızın pek de önemli olmadığını, hatta siz hariç kimsenin umrunda olmadığını göreceksiniz. 

Evinizde hep kullandığınız bir elektronik alet bozulsa en kısa zamanda tamirci çağırır hallettirirsiniz değil mi? Acaba çağırsam mı, çağırırsam doğru olur mu, yapabilir miyim gibi sorular sormazsınız kendinize. 

Hayalleriniz de bundan farklı değil. Bir gereksinim veya problem varsa strateji belirlenir, üzerine gidilir ve çözülür. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...