2 Eylül 2021 Perşembe

Saygıyı Hak Etmek

Yaşadığım hayatın 7703. gününün gecesine gelene kadar neredeyse sayısız kere ne kadar saygısız biri olduğumu duydum ve son 3-4 yıldan beri cevabım kelimelerin dizilimi olarak değişmiş olsa bile vermek istediğim mesaj aynı:

Saygı ünvanlara ve lakaplara verilmez. İnsanın sahip olduğu kişilik özelliklerine verilir.

Bir insan sırf bir ünvana sahip oldu diye saygılı davranma zorunluluğunun toplum tarafından zorla insana dikte edilen davranış şekillerinden bir diğeri olduğundan eminim.

Sizi bilemem ama şahsi fikrime göre önemli olan ünvana sahip olmak değil. İnsanın o ünvana sahip olana kadar yaşadığı olaylarda verdiği kararlar, davranış şekilleri ve hayata bakış açısıdır.

Şahsi kriterlerimize rağmen kişinin mesleğinden, yaşadığı evden, sahip olduğu servetten dolayı saygı duymak çocuksu ve açık söylemek gerekirse alçak bir davranış gibi geliyor. 

Kibar olmak değil saygı duymak diyorum. 

Karşınıza biri çıkınca suratına tokat atıp annesine babasına küfür etmeliyiz demiyorum tabii ki. Gerekmediği sürece yani. 

Aile üyeleriniz bile dahil. Bildiğimiz kadarıyla kimse bize bu dünyaya getirirken isteyip istemediğimizi sormadı. Şayet kişisel olarak saygı duyma isteğini içinizde uyandırmıyorsa duymanıza gerek yoktur.

"Ben senin üstünüm saygı duymak zorundasın."
"Benim senden daha çok param var saygı duymak zorundasın."
"Ben senin öğretmeninim saygı duymak zorundasın."
"Ben senin babanım saygı duymak zorundasın."
"Ben bu ülkenin Başkanıyım saygı duymak zorundasın."
"Ben bir Tanrı'yım saygı duymak zorundasın."

Sonuncusu gerçek bile olsa hepsi birer çöp.

Şahsen şimdiye kadar saygı duyduğum insanların genel özellikleri hep aynı olduğunu fark ettim ama buraya yazmak yerine size de aynı şeyi yapmanızı önereceğim.

Sevgi duymaktan çok saygı duyduğunuz ve neredeyse her söylediğini karakterinize saldırılmış gibi hissetmeden yapacağınız kişileri düşünün. Eğer bu bir elin parmaklarını çok fazla geçiyorsa sıkıntı var demektir onu da not edeyim.

Şu an aklıma sadece 4 kişi geliyor. Hepsi de hayatımın sonralarında tanıdığım ve hemen hemen tamamen birbirinden alakasız konularla ilgilenen kişiler. Ama hepsine saygım sonsuz. 

Hayat hikayeleri, fiziksel özellikleri ve hatta etnik özellikleri bambaşka olsa bile onlara içten içe saygı duymama sebep olan belirli özellikler var. 

Bu özellikleri taşımayan insana saygı duymam imkansız ve zorla saygı duymamın istenmesi bunu değiştiremez. 

O yüzden belki de saygı dediğimiz şeyi başkalarının kriterlerine göre değil kendi kriterlerimize göre vermeyi tekrar öğrenmeliyiz. Tıpkı çocuklukta sevip sevmediğimiz kişilere aklımızda ne varsa söylediğimiz gibi. 

Her geçen gün özgürlüğümüzü dünyanın elinden geri almamız dileğiyle. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elimizdeki Tek Şey Tecrübe

Hayatta ne yaparsak yapalım ve nereye giderse gidelim, neler yaşarsak yaşayalım, hangi rollere bürünürsek bürünelim, elimizde gerçekten var ...