Bu cümleler size tanıdık geliyorsa ve sosyal medyayı bolca kullanıyorsanız belki de modunuzun neden böyle olduğunu açıklayabilme ihtimalim var.
Sosyal medyanın her yeri ama her yeri reklamlarla dolu. Dikkatinizi sürekli oradan oraya sürüklüyor ve ilginizi yakasından tutup bir köşeden diğerine fırlatıyor.
İnsanın odak noktası ne ise o şey kişinin hayatını etkiler ve bu etki sürekli olarak büyür.
Peki odak noktasını bir noktada tutamayan bir insanın bilinçaltı ne alemde olur sizce?
Oradan oraya koşturup parkta oynayan bir çocuk gibi davranmaya başlar.
Bir an gidip kaykayda kayar sonra salıncakta sallanır.
Hemen ardından yerdeki taşa takılır ve yere düşer.
Bilinçaltınızda bir köşeye koşturur ve güzel bir anıyı hatırlar, mutlu olur.
Kötü bir anıyı ziyaret eder ve üzgünleşir.
Oradan oraya koştura koştura giderken yorgun düşer ve boşluk hissinin kucağına bırakır kendini.
Reklamlar, ilgi çekici renkler ve cümleler odaklanma yeteneğimizi yok etti. Bilinçaltımız zaten kontrol edilemeyen bir şey, artık hepten zincirlerini kırdı. Bilinçüstü duygularımız da buna dahil. Güzel bir anıyı düşünürken ufak bir detay veya nesne yüzünden kötü bir anı aklınıza hiç geldi mi?
Şahsi düşünceme göre insanlarda bu sürekli olarak artan duygu durumunun değişimine odaklanma yeteneğinin zamanla aşınmış olması sebep olmuş olabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder