İyiler, hoşlar. Sürekli aklımdalar ve mitoz bölünme geçinir gibi çoğalıp duruyorlar.
Buraya kadar no problem, zihni boş bir tuval gibi duran ve kafasında hiç bir şeyi canlandıramayan insanları da gördüm.
Bugün bahsedeceğim konu hayalperestlik + fikir birleşiminin yarattığı garip durum.
Gerçekçi olmayan fikirler de değil, fikirlerin gerçeğe dönüşmesinde karşılaşılabilecek bir engel. Hem de neredeyse hiç bahsedilmeyen bir fikir.
Hiç uzatmadan lafa giriyorum:
Kişinin kafasında olan büyük fikri çevresinde olan insanlara anlatması.
Belki bazı kişiler bu cümleden bile bir şeyler çıkarmış olabilirler.
İnsan kafasında sürekli olarak kurduğu ve düzelterek mükemmelleştirdiği fikri başkalarına anlattığı zaman o fikirden çok önemli bir şey çalmaktadır: Takdir ve onay.
Eğer bir insan fikirlerini ballandıra ballandıra anlatırsa toplumda olan insanların çok büyük bir kısmı bu planların ve fikirlerin ne kadar şahane oldukları konusunda o kişiye destek verip "Evet, çok iyi olur, çok iyi düşünmüşsün bayağı mantıklı, inşallah yaparsın" falan derler. Beyin için bu da bir onaylamadır.
Sadece bir kaç cümle söylenmiş olsa da bu övgüyü alan kişinin vücuduna serotonin ve dopamin aşılanmış olur.
Eroinin dünya üzerinde olan en bağımlılık yapıcı şey olmasının sebebi bu ödül hormonlarına direkt etkisi olmasıdır ve kişi sürekli olarak daha fazlasını ister. Sonunda aşırı dozdan ölür.
Fikirler de böyledir.
Kişi bugün A fikri için plan yapıyorsa ve diğer insanlarla bunu paylaşıyorsa gelen mutluluk hissi yarın aynı fikirden gelecek mutluluk hissinden daha çoktur.
Çünkü kişinin beyninin bir tarafı da bu fikri gerçekleştirmemesinden dolayı azar azar ona stres hormonunu vermektedir. Her gün akılda dönen bu fikrin verdiği his azalacaktır.
Peki sonra ne olacaktır?
Kişi sonunda fikrin geçerliliği geçtiği için yenilgiyi kabul edip (veya bahaneler kurup) kısa bir süre üzüntüye kapılıp hemen ardından toparlanıp aynı döngüye tekrar girecektir.
Bu ne zamana kadar böyle gider pek kestiremiyorum açıkçası. Ama tahminimce iki ihtimal var:
Tıpkı eroinden aşırı doz alıp ölen bağımlılar gibi bu kişi de 50-60 yaşlarına geldiği zaman gerçekten zorunda olduğu şeyler hariç bir şey yapmadığını fark edecek ve kalan hayatını üzüntü ve pişmanlık ile geçirecektir.
Veya fikirlere olan bağımlılığını bu yazı sayesinde fark edip artık milletin kafasını kendi planları ile şişirmek yerine harekete geçmesi gerektiğini öğrenip iyileşecektir. Eroin bağımlılığının bile tedavi altında düzeltilebildiği bilinen bir şeydir.
Aklınıza gelen her fikri gerçekleştirmek zorunda değilsiniz fakat şunu garanti edebilirim ki başka kişilerden yorum ve analiz beklediğiniz için paylaştığınız zamanlar hariç fikirlerinizi yaymak sizi sadece bağımlı bir hayalperest yapacaktır.
İyi günler.